İçeriğe geç

İçindekiler kısmına geç

Güvensizlik Duygusunun Üstesinden Nasıl Gelebiliriz?

Güvensizlik Duygusunun Üstesinden Nasıl Gelebiliriz?

HİÇ KİMSE yeni doğmuş bir bebekten daha savunmasız olamaz. Bir bebek dünyaya geldiğinde güvenliği tamamen anne babasına bağlıdır. Yürümeyi öğrendiğinde çevresindeki insanlar ona dev gibi görünür. Anne babası yanında olmadığında yabancılardan korkar, fakat yanına gelip elinden tuttuklarında kendini güvende hisseder.

Çocukların duygusal sağlığı ve mutluluğu anne babalarından gördükleri sevgi ve ilgiye bağlıdır. Onların sevgisini fark edince kendilerini daha güvende hissederler. Övüldüklerinde kendilerine olan güvenleri artar, zihinsel ve sosyal açıdan gelişirler.

Yaşları ilerledikçe kurdukları yakın arkadaşlıklar da kendilerini güvende hissetmelerine yardım eder. Arkadaşlarının yanındayken kendilerini rahat hisseder ve okula gitmekten korkmazlar.

Elbette tüm bunlar ideal bir çocukluk dönemini tarif eder. Ancak bazı çocukların çok az arkadaşı var ve birçok çocuk anne babasından gereken ilgiyi görmüyor. Melissa * şunları anlatıyor: “Ailece bir şeyler yapan kişilerin fotoğraflarını görünce şöyle düşünüyorum: ‘Keşke küçükken ben de böyle bir aileye sahip olsaydım.’” Zaman zaman siz de böyle hissediyor olabilirsiniz.

GÜVENSİZ BİR ORTAMDA BÜYÜMENİN ZORLUKLARI

Belki küçüklüğünüzden itibaren özgüven eksikliğiyle büyüdünüz. Yeterince sevgi ve ilgi görmediniz. Muhtemelen anne babanızın boşanmasına yol açan o sonu gelmez kavgaları hatırlıyorsunuz; bu yüzden haksız yere kendinizi suçlamış bile olabilirsiniz. Daha da kötüsü anne ya da babanız size sözlü veya fiziksel şiddet uygulamış olabilir.

Kendini güvende hissetmemek bir çocuğu nasıl etkileyebilir? Bazıları ergenlik çağına gelince uyuşturucu kullanmaya ya da aşırı içki içmeye başlıyor. Başkaları bir yerlere ait olma ihtiyacını tatmin etmek için çetelere katılıyor. Güven eksikliği yaşayan bazı gençler sevgi ve ilgi görme umuduyla sonucunu düşünmeden duygusal bir ilişkiye başlıyor. Ancak bu tür ilişkiler genelde kısa sürüyor ve bu ayrılıklar yüzünden gençlerin güvensizlik duyguları daha da artıyor.

Güvensiz bir ortamda büyüyen bir genç böyle büyük tuzaklardan kaçınsa bile kendini yeterince değerli görmeyebilir. Aslı şunları diyor: “Kesinlikle işe yaramaz biri olduğumu düşünüyordum, çünkü annem bana sürekli böyle söylüyordu. Beni övdüğünü ya da sevgisini ifade ettiğini hiç hatırlamıyorum.”

Güvensizlik duygularına yol açan tek etken yetişme tarzımız değildir. Travma etkisi yaratan bir boşanma, ileri yaşın getirdiği zorluklar, hatta dış görünüşle ilgili kaygılar yüzünden kendimize olan güvenimizi yitirebiliriz. Nedeni ne olursa olsun güvensizlik duygusu bizi mutsuz eder ve başkalarıyla ilişkimize zarar verir. Peki bu duyguların üstesinden gelmek için ne yapabiliriz?

TANRI BİZİMLE İLGİLENİYOR

Hepimize yardım edebilecek ve bunu yapmayı isteyen sevgi dolu bir Yaratıcımız var. Yehova Tanrı ihtiyacımız olan yardımı sağlayabilir.

Tanrı, peygamberi İşaya aracılığıyla şu mesajı bildirmişti: “Korkma, . . . . çünkü Ben senin Tanrınım. Sana güç vereceğim. Sana yardım edeceğim. Doğruluk getiren sağ elimle seni sımsıkı tutacağım” (İşaya 41:10, 13). Aslında kaygılanmamıza gerek yok; Tanrı’nın bir baba gibi elimizden tutmak istediğini bilmek bizi çok rahatlatıyor.

Kutsal Kitap kaygılara kapılmasına rağmen Tanrı’nın elini tutmayı öğrenmiş olan imanlı kişilerden söz eder. Örneğin Hanna, oğlu Samuel’i doğurmadan önce çocuk sahibi olamıyordu ve bu nedenle kendini değersiz hissediyordu. Durumuyla sık sık alay edildiği için yemek yiyemez olmuştu ve sürekli ağlıyordu (1. Samuel 1:6, 8). Fakat o Tanrı’ya içini döktükten sonra olumsuz duygularından kurtuldu (1. Samuel 1:18).

Mezmur yazarı Davut da zaman zaman güvensizlik duygularına kapıldı. Yıllarca Kral Saul’dan kaçmak zorunda kaldı. Hatta birkaç kez ölümden döndü. Davut bazen kendini yaşadığı sıkıntıların içinde boğuluyor gibi hissetti (Mezmur 55:3-5; 69:1). Buna rağmen şöyle yazdı: “Ben huzur içinde yatar uyurum, ey Yehova, yalnız Senin sayende güvende otururum” (Mezmur 4:8).

Duygusal açıdan sıkıntılar yaşayan Hanna da Davut da yüklerini Yehova’ya bıraktılar ve Yehova’nın onları desteklediğini gördüler (Mezmur 55:22). Aynı şeyi bugün biz nasıl yapabiliriz?

KENDİNİ GÜVENDE HİSSETMENİN ÜÇ YOLU

1. Yaratıcıya güvenmeyi öğrenmek.

İsa peygamber bizi “tek gerçek Tanrı olan” Yaratıcımızı tanımaya teşvik etti (Yuhanna 17:3). Elçi Pavlus Tanrı’nın ‘hiçbirimizden uzak olmadığına’ dair güvence vermişti (Elçiler 17:27). Yakup da “Tanrı’ya yaklaşın, size yaklaşacaktır” diye yazdı (Yakup 4:8).

Göklerde bizi seven ve bizimle ilgilenen bir Babamız olduğunu bilmek yaşadığımız kaygıların üstesinden gelebilmemiz için çok önemlidir. Evet belki bu güveni geliştirmek zaman ister ancak bunu başaran birçok kişi güvensizlik duygularıyla başa çıkabiliyor. Caroline şunları diyor: “Yehova’yı bir baba gibi gördüğümden beri O’na içimi dökebiliyorum. Artık duygularımı paylaşabileceğim Biri var ve bunu bilmek beni çok rahatlatıyor.”

Rachel şöyle anlatıyor: “Anne babasız kalınca sadece Yehova Tanrı’nın sayesinde kendimi güvende hissedebildim. O’nunla konuşabiliyor ve sorunlarımı çözmem için O’ndan yardım diliyordum. Yehova’nın gerçekten de yardımını gördüm.” *

2. Ruhi bir aile bulmak.

İsa öğrencilerine “hepiniz kardeşsiniz” diyerek birbirlerini kardeş gibi görmelerini öğütlemişti (Matta 23:8). O gerçek takipçilerinin birbirlerini sevmelerini ve büyük bir aile gibi olmalarını istiyordu (Matta 12:48-50; Yuhanna 13:35).

Yehova’nın Şahitleri, ibadetlerinde sıcak ve sevgi dolu bir aile ortamı olması için içtenlikle çaba harcar (İbraniler 10:24, 25). Birçok kişi bu ibadetlerin bir merhem gibi duygusal yaralarını iyileştirdiğini fark etti.

Eda şunları anlatıyor: “Katıldığım cemaatte, yaşadığım acıları anlayan çok yakın bir arkadaşım vardı. Ne zaman ihtiyacım olsa beni dinler, bana Kutsal Kitaptan bir şeyler okur ve benimle dua ederdi. O, yaşadıklarımı ifade edebilmeme ve içimi dökmeme yardım etti. Desteği sayesinde kendimi güvende hissetmeye başladım.” Rachel da şunları diyor: “Cemaatte gerçek bir anne ve baba buldum. Cemaatteki kardeşler bana sevildiğimi ve güvende olduğumu hissettirdi.”

3. Başkalarına sevgi ve ilgi göstermek.

Başkalarına sevgi ve ilgi göstererek kalıcı dostluklar kurabilirsiniz. İsa peygamberin de dediği gibi “Vermek almaktan daha büyük mutluluktur” (Elçiler 20:35). Şüphesiz ne kadar çok sevgi gösterirsek o kadar çok sevgi görürüz. İsa öğrencilerine şunu da söylemişti: “Vermeyi alışkanlık edinin, insanlar da size verecektir” (Luka 6:38).

Başkalarına sevgi gösterip onlardan sevgi gördüğümüzde kendimizi daha çok güvende hissederiz. Kutsal Kitap “Sevgi asla son bulmaz” der (1. Korintoslular 13:8). María şunları söylüyor: “Kendimle ilgili aslında doğru olmayan bazı olumsuz düşüncelerimin olduğunu biliyorum. Ancak bunları düşünmek yerine başkalarına yardım ederek olumsuz düşüncelerden kurtulabiliyorum. Başkaları için bir şeyler yapmak beni her zaman mutlu ediyor.”

GÜVENLİ BİR GELECEK

Elbette sayılan bu adımlar bir anda kalıcı mutluluğa kavuşmamızı sağlayacak sihirli bir formül değildir. Ancak bunları uygulamak büyük bir fark yaratabilir. Caroline şunları diyor: “Hâlâ güvensizlik duygularıyla mücadele ediyorum. Ama artık kendimi eskisi kadar değersiz hissetmiyorum. Tanrı’nın benimle ilgilendiğini biliyorum, ayrıca kendimi güvende hissetmemi sağlayan birçok gerçek dostum var.” Rachel da benzer şeyler hissediyor. Şunları söylüyor: “Zaman zaman olumsuz duygular beni ele geçiriyor. Ama her zaman danışabileceğim ve olaylara olumlu açıdan bakabilmeme yardım eden ruhi kardeşlere sahibim. Hepsinden de önemlisi göklerdeki Babam Yehova’yla her gün konuşabiliyorum. Böyle bir Babaya sahip olmak hayatımı değiştirdi.”

Kutsal Kitap yakında dünyanın değişeceğini vaat eder. O zaman hepimiz kendimizi güvende hissedeceğiz

Ancak kalıcı bir çözüm var. Kutsal Kitap yakında dünyanın değişeceğini vaat eder. O zaman hepimiz kendimizi güvende hissedeceğiz. Tanrı, Sözünde şu vaatte bulunur: “Herkes kendi asmasının, kendi incir ağacının altında oturacak; onları korkutan olmayacak” (Mika 4:4). Hiç kimse yüzünden kendimizi korunmasız hissetmeyeceğiz ve kimse bize zarar vermeyecek. Bizde derin bir iz bırakmış travmalar bile “hatırlanmayacak” (İşaya 65:17, 25). Yaratıcımız Yehova ve İsa peygamber tüm yeryüzünde doğruluğun hüküm sürmesini sağlayacak. O zaman “çağlar boyu sürecek huzur ve güvenlik olacak” (İşaya 32:17).

^ p. 5 İsimler değiştirilmiştir.

^ p. 21 Yehova’nın Şahitleri Tanrı’yı yakından tanımak isteyen kişilerle ücretsiz olarak Kutsal Kitabı inceler.